İçeriğe geç
Uzm. Dr. Seda Kanoğlu Yüksekkaya — Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Samsun Çocuklarda Kaygı Bozukluğu

Kaygı, günlük yaşamı zorlaştıracak düzeye ulaştığında doğru yaklaşımlar ve psikolojik destekle yönetilebilir.

Çocuklarda Kaygı Bozukluğu

Kaygı, tehlike karşısında bizi koruyan doğal bir duygudur. Çocuğun uykusunu, okulunu, arkadaşlıklarını veya iştahını bozacak düzeye ulaştığında ise kaygı bozukluğundan söz edilir. Uzm. Dr. Seda Kanoğlu Yüksekkaya, Samsun Atakum'daki kliniğinde çocuk ve ergenlerde kaygı bozukluklarının değerlendirmesini ve tedavisini yürütür.

Çocuklarda kaygı bozukluğu nedir?

Her çocuk zaman zaman korkar; karanlıktan, yabancılardan, ilk okul gününden çekinmek gelişimin doğal parçasıdır. Kaygı bozukluğunda ise korku, gerçek tehlikeyle orantısızdır, kolay yatışmaz ve çocuğun yapmak isteyeceği şeyleri yapmasını engeller. Erken dönemde ele alınmadığında kaygı, kaçınma davranışını büyüterek kendini besler.

Çocuklar kaygılarını çoğu zaman "endişeliyim" diyerek anlatmaz. Bunun yerine karın ağrısı, baş ağrısı, uyku sorunları, huysuzluk, öfke patlamaları veya inatlaşma biçiminde gösterirler. Bu nedenle tekrarlayan ve tıbbi bir nedeni bulunamayan bedensel yakınmalar dikkate alınmalıdır.

Çocuklarda görülen kaygı bozuklukları

Ayrılık kaygısı bozukluğu:

  • Anne babadan ayrılmakta yoğun zorlanma

  • Yalnız uyumayı reddetme, gece sık uyanma

  • Okula gitmeme, okulda ağlama krizleri

  • Aileye bir şey olacağına dair sürekli endişe

Sosyal kaygı bozukluğu:

  • Derste söz almaktan, tahtaya kalkmaktan kaçınma

  • Yeni ortamlarda konuşmama, göz temasından kaçınma

  • Eleştirilme veya alay edilme korkusu

  • Doğum günü, tören gibi kalabalık etkinliklerden kaçınma

Yaygın kaygı bozukluğu:

  • Okul, sağlık, aile gibi pek çok konuda sürekli endişe

  • "Ya olursa?" sorularının bitmemesi

  • Kas gerginliği, yorgunluk, odaklanma güçlüğü

  • Sürekli onay arama ihtiyacı

Özgül fobiler, seçici konuşmazlık, obsesif kompulsif bozukluk ve panik bozukluk da kaygı grubunda değerlendirilir. Ergenlerde panik atak tablosu ayrı bir başlık olarak ele alınır.

Samsun'da kaygı değerlendirmesi nasıl yapılır?

Değerlendirmede kaygının ne zaman başladığı, hangi durumlarda arttığı, çocuğun nelerden kaçındığı ve ailenin bu kaçınmaya nasıl eşlik ettiği ayrıntılı biçimde konuşulur. Uyku, iştah, okul devamlılığı ve arkadaş ilişkileri üzerindeki etki değerlendirilir; gerektiğinde çocuğa ve aileye yönelik ölçekler kullanılır.

Kaygıyı taklit edebilecek veya ona eşlik edebilecek durumlar gözden geçirilir: tiroid işlev bozuklukları, demir eksikliği, uyku bozuklukları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlüğü ve travmatik yaşantılar bunların başında gelir.

Kaygı bozukluğu tedavisi

Çocukluk çağı kaygı bozukluklarında ilk basamak psikoterapidir. Bilişsel davranışçı terapi, çocuğun kaygı veren düşünceyi tanımasını, gerçeklikle sınamasını ve kaçındığı durumlara kademeli olarak yaklaşmasını sağlar. Küçük yaş grubunda aynı beceriler oyun terapisi diliyle çalışılır.

  • Kaygının bedende nasıl hissedildiğini tanıma ve adlandırma

  • Nefes ve gevşeme becerilerinin öğrenilmesi

  • Kaçınılan durumlara basamak basamak, güvenli biçimde yaklaşma

  • Ebeveyn tutumlarının gözden geçirilmesi; aşırı koruyuculuğun azaltılması

  • Okulla iş birliği ve okula dönüş planı

Belirtiler çocuğun günlük yaşamını ileri düzeyde kısıtlıyorsa veya psikoterapiye yanıt yetersizse, ilaç tedavisi aileyle ayrıntılı konuşularak gündeme gelebilir ve düzenli takiple yürütülür.

Ailelere öneriler

  • Korkuyu küçümsemeyin; "korkacak bir şey yok" yerine "anlıyorum, birlikte deneyelim" deyin

  • Kaçınmaya izin vermek kısa vadede rahatlatır, uzun vadede kaygıyı büyütür

  • Küçük adımları ve denemeyi övün; yalnızca başarıyı değil çabayı takdir edin

  • Kendi kaygınızı çocuğun yanında yönetmeye çalışın; çocuklar tepkiyi model alır

  • Uyku düzenini ve ekran süresini koruyun

Ne zaman uzmana başvurmalı?

Kaygı çocuğun okula gitmesini, arkadaşlarıyla vakit geçirmesini veya rahat uyumasını engelliyorsa, birkaç haftadır sürüyorsa ve ailenin çabasıyla azalmıyorsa değerlendirme gerekir. Okul reddi, tekrarlayan panik benzeri ataklar ve kendine zarar verme davranışı gecikmeden başvuruyu gerektiren durumlardır.

Samsun Atakum'da kaygı bozukluğu randevusu

Klinik Samsun Atakum Mimarsinan Mahallesi Monalyum Rezidans'ta yer almaktadır; Atakum, İlkadım, Canik ve diğer Samsun ilçelerinden başvuru kabul edilmektedir. Randevu için telefonla ulaşabilir, WhatsApp'tan yazabilir veya sitedeki formu doldurabilirsiniz.

Bu sayfadaki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı muayene sonrasında verilir.

Sık sorulan sorular

Tüm sorular

Karanlıktan ya da yabancılardan çekinmek gelişimin doğal parçasıdır. Kaygı bozukluğunda ise korku gerçek tehlikeyle orantısızdır, kolay yatışmaz, haftalardır sürer ve çocuğun okula gitmesini, uyumasını veya arkadaşlarıyla vakit geçirmesini engeller.

Olabilir. Çocuklar kaygılarını çoğu zaman sözle değil bedenle anlatır: tekrarlayan karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, uyku sorunları ve huysuzluk sık görülür. Tıbbi bir neden bulunamayan ve özellikle okul sabahları artan yakınmalar değerlendirilmelidir.

Okula gitmemeye izin vermek kısa vadede rahatlatır, uzun vadede kaygıyı büyütür. Kademeli ve planlı bir okula dönüş, okul rehberlik servisiyle iş birliği ve evde tutarlı bir tutum gerekir. Okul reddi sürüyorsa gecikmeden değerlendirme önerilir.

Çocukluk çağı kaygı bozukluklarında ilk basamak psikoterapidir. Belirtiler günlük yaşamı ileri düzeyde kısıtlıyorsa veya psikoterapiye yanıt yetersizse ilaç tedavisi aileyle ayrıntılı konuşularak gündeme gelebilir ve düzenli takiple yürütülür.

Süre çocuğun yaşına, belirtilerin şiddetine ve eşlik eden durumlara göre değişir. Bilişsel davranışçı terapi süresi belirli bir yöntemdir; genellikle haftalık seanslarla planlanır ve belirli aralıklarla hedeflere ne kadar yaklaşıldığı aileyle birlikte gözden geçirilir.

Uzm. Dr. Seda Kanoğlu Yüksekkaya

Uzm. Dr. Seda Kanoğlu Yüksekkaya

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Bu içerik Uzm. Dr. Seda Kanoğlu Yüksekkaya tarafından hazırlanmıştır. Son güncelleme: Ağustos 2026.

Süreç nasıl işler?

İlk görüşmeden düzenli takibe dört adım — her aşama aileyle birlikte planlanır.

Tanışma ve dinleme

İlk görüşmede sizi ve çocuğunuzu tanırız; endişelerinizi yargılamadan dinleriz. İlk değerlendirme genellikle 30–60 dakika sürer.

Değerlendirme

Gerekli görülürse dikkat testleri, gelişim taramaları veya ADOS-2 gibi bilimsel araçlarla kapsamlı değerlendirme yapılır; aile ve öğretmen görüşleri de sürece dahil edilir.

Birlikte plan

Çocuğunuzun bireysel ihtiyacına göre tedavi planı oluşturulur: önce psikoterapi, aile desteği ve çevresel düzenlemeler; gerekli olursa ilaç tedavisi düzenli takiple planlanır.

Yol arkadaşlığı

Süreç boyunca aile ile iş birliği sürer; seansların sıklığı çocuğun durumuna göre birlikte planlanır ve gelişim düzenli olarak izlenir.

Diğer uzmanlık alanları

Değerlendirme çoğu zaman tek bir alanla sınırlı kalmaz; ilgili diğer alanlara da göz atın.

Tümünü İncele