

Uzm. Dr. Seda Kanoğlu Yüksekkaya · 19 Ekim 2026
Bu içerik Uzm. Dr. Seda Kanoğlu Yüksekkaya tarafından hazırlanmıştır.
Ergenlikte arkadaş edinmek neden zorlaşır? Akran onayı önem kazanırken yeni ortamlara uyum, dışlanma korkusu ve değişen ilgi alanları ilişkileri zorlayabiliyor.
Ergenlikte arkadaşlık kurmak, çocukluk dönemindekinden farklı beklentiler içerebilir. Genç, bir gruba ait olmak isterken aynı zamanda kendi görüşlerini ve sınırlarını belirlemeye çalışır. Arkadaş çevresinin değişmesi ya da yeni insanlarla tanışırken çekingenlik yaşaması bu dönemde görülebilir. Ancak yalnız hissetmesi, ilişkilerden kaçınması veya okul yaşamının etkilenmesi ayrıca ele alınmalıdır.
Bu yazı, arkadaş edinmede yaşanan güçlüğün olası nedenlerini ve ailelerin nasıl destek olabileceğini açıklamak için hazırlanmıştır. Her ergenin ihtiyacı farklı olduğundan, belirtiler günlük yaşamı etkiliyorsa kişisel değerlendirme önem taşır. Uzm. Dr. Seda Kanoğlu tarafından yürütülen çocuk ve ergen psikiyatrisi değerlendirmelerinde de gencin gelişimi, yaşadığı güçlük ve içinde bulunduğu çevre birlikte ele alınır.
Ergenlikte Arkadaşlıkların Değişen Yeri

Ergenlikte arkadaşlıklar yalnızca birlikte vakit geçirmekten ibaret değildir. Gençler arkadaşlarıyla deneyimlerini paylaşır, farklı görüşlerle karşılaşır ve kendilerini aile dışında da tanımaya başlar. Bu yüzden bir arkadaş grubuna kabul edilmek önemli hâle gelebilir. Aynı dönemde ilişkilerde yaşanan küçük bir gerilim de eskisine göre daha sarsıcı hissedilebilir.
Arkadaş çevresinin değişmesi her zaman bir sorun işareti değildir. İlgi alanları, sınıf ortamı ve kişisel sınırlar değiştikçe bazı arkadaşlıklar zayıflarken yenileri kurulabilir. Önemli olan arkadaş sayısından çok, gencin ilişkilerinde kendini güvende hissedip hissetmediği ve istediğinde iletişim kurup kuramadığıdır.
Aidiyet İhtiyacı ve Akran İlişkileri
Bir gruba ait hissetme isteği, gencin akranlarının görüşlerine daha fazla önem vermesine yol açabilir. Bu durum, arkadaşlık kurmak için girişimde bulunmayı kolaylaştırabileceği gibi reddedilme olasılığını daha kaygı verici hâle de getirebilir. Özellikle yeni bir gruba katılırken “Acaba beni kabul ederler mi?” sorusu öne çıkabilir.
Aidiyet, herkesle yakın arkadaş olmak demek değildir. Bir ya da iki güvenilir ilişki, genç için kalabalık bir çevreden daha anlamlı olabilir. Ailelerin “Neden daha çok arkadaşın yok?” sorusu yerine mevcut ilişkilerin niteliğini ve gencin bu ilişkilerden memnun olup olmadığını merak etmesi daha yol göstericidir.
Arkadaş Edinmeyi Zorlaştıran Etkenler

Arkadaş edinme güçlüğünün tek bir nedeni yoktur. Yeni bir okula başlamak, daha önce dışlanmış olmak, sosyal ortamlarda yoğun kaygı yaşamak veya ortak ilgi alanı bulamamak farklı biçimlerde etkili olabilir. Bazı gençler tanışmakta zorlanırken bazıları ilk adımı atabilir ama ilişkiyi sürdürmekte güçlük çekebilir.
Bu nedenle “Arkadaş edinmiyor çünkü istemiyor” gibi hızlı bir sonuca varmak yanıltıcıdır. Gencin ne yaşadığını anlamak için hangi ortamlarda rahat olduğu, hangi durumlarda geri çekildiği ve bunun ne zamandır sürdüğü birlikte değerlendirilmelidir.
Reddedilme Korkusu ve Sosyal Kaygı
Yeni biriyle konuşurken heyecanlanmak olağandır. Fakat yanlış bir şey söyleme, alay edilme veya olumsuz değerlendirilme korkusu çok yoğun olduğunda genç sohbet başlatmaktan, grup etkinliğine katılmaktan ya da sınıfta söz almaktan kaçınabilir. Kaçındıkça yeni arkadaşlık fırsatları da azalabilir.
Sosyal kaygı, yalnızca sessiz veya utangaç görünmekten ibaret değildir. Genç arkadaşlık istemesine rağmen başkalarının yanında belirgin sıkıntı yaşıyor, bu yüzden istediği etkinliklere katılamıyor veya okul yaşamı etkileniyorsa durumun ayrıca değerlendirilmesi uygun olabilir. Tanı, tek bir davranışa bakılarak konulmaz.
Okul Değişikliği ve Yeni Ortama Uyum
Okul veya sınıf değişikliği, hazır bir arkadaş çevresine yeniden girmeyi gerektirir. Genç eski arkadaşlarını özlerken yeni grupların yazılı olmayan kurallarını anlamaya çalışabilir. İlk haftalarda zorlanması beklenebilir; bunun ne kadar sürdüğü ve gencin kendini giderek daha rahat hissedip hissetmediği önemlidir.
Uyumu kolaylaştırmak için hemen yakın arkadaş bulmasını beklemek yerine küçük temaslara alan açılabilir. Bir kulüp çalışmasına katılmak, ortak ödevde bir akranıyla çalışmak veya teneffüste tanıdığı biriyle kısa bir sohbet etmek başlangıç olabilir. Genç kendini güvende hissetmediği bir ortamdaysa önce bunun nedenini anlamak gerekir.
Dışlanma, Akran Zorbalığı ve Dijital İlişkiler
Bir gruba alınmamak, sürekli görmezden gelinmek ya da alay edilmek arkadaşlık kurmayı güçleştirebilir. Tekrarlayan, kasıtlı zarar verme ve güç dengesizliği içeren davranışlar akran zorbalığı açısından ayrıca değerlendirilmelidir. Böyle bir durumda sorumluluğu “Daha girişken ol” diyerek gence yüklemek doğru değildir.
Grup sohbetlerinden çıkarılma, çevrim içi alay veya izinsiz paylaşım gibi dijital olaylar da okul ilişkilerine taşınabilir. Genç bunları anlatmaktan çekinebilir. Aileler suçlayıcı olmayan sorular sorabilir, yaşananları ciddiye alabilir ve gerektiğinde okulun rehberlik servisiyle güvenli bir çözüm planlayabilir. Tehdit veya mahremiyet ihlali varsa ilgili kayıtların korunması ve uygun kurumlara başvurulması önemlidir.
İçe Dönüklük ile Arkadaşlık Kurma Güçlüğü Arasındaki Fark
İçe dönük olmak, arkadaş edinme sorunu ya da ruhsal bozukluk anlamına gelmez. Bazı gençler kalabalık gruplar yerine az sayıda yakın arkadaşı tercih eder ve yalnız geçirdikleri zamandan hoşlanır. Bu tercih genci üzmüyor, ihtiyaç duyduğunda iletişim kurmasını engellemiyorsa yalnızca arkadaş sayısına bakarak sorun var denemez.
Arkadaşlık kurma güçlüğünde ise genç ilişki istediği hâlde bir türlü yaklaşamıyor, reddedilme korkusuyla sürekli geri çekiliyor veya sosyal durumlar nedeniyle belirgin sıkıntı yaşıyor olabilir. Bazen de dışlanma ya da zorbalık nedeniyle güvende hissetmediği için uzak durur. Görünürde benzer olan sessizliklerin nedenleri farklıdır.
Aile için yararlı soru “Kaç arkadaşın var?” değil, “Arkadaşlıkların konusunda nasıl hissediyorsun?” olabilir. Gencin kendi deneyimini dinlemek, kişilik özelliğiyle destek gerektiren bir güçlüğü ayırt etmeye yardımcı olur.
Aileler Ergeni Nasıl Destekleyebilir?

Ebeveynin ilk görevi genç adına arkadaş bulmak değildir. Daha yararlı olan, yargılanmadan konuşabileceği bir alan sunmak ve yaşadığı güçlüğün ne olduğunu anlamaktır. Bazen genç yeni bir çevreye girmek ister; bazen mevcut bir arkadaşlığı onarmak, bazen de dışlandığı bir ortamdan uzaklaşmak ister. Destek, bu ihtiyaca göre değişir.
“Herkesin arkadaşı var, sen de biraz çabala” gibi karşılaştırmalar gencin anlaşılmadığını hissetmesine neden olabilir. Bunun yerine somut bir durumu konuşmak daha kolaydır: “Öğle arasında yalnız kaldığını söyledin. O an senin için nasıldı?” Bu soru, gencin kendi bakışını anlatmasına yer açar.
Yargılamadan Dinlemek ve Baskı Kurmamak
Genç konuşmaya hazır değilse üst üste soru sormak veya anlattıklarını hemen çözmeye çalışmak ters tepebilir. Dinlemek, duygusunu adlandırmasına yardım etmek ve isterse birlikte seçenekleri düşünmek yeterli bir başlangıçtır. “Bunu yaşamak zor gelmiş olabilir” demek, yaşanan olayı küçümsemeden konuşmayı sürdürür.
Aile, gencin izni olmadan arkadaşlarına mesaj atmak, onun yerine buluşma ayarlamak veya bir gruba katılmaya zorlamak konusunda temkinli olmalıdır. Güvenlik riski veya zorbalık varsa yetişkin müdahalesi gerekebilir; yine de mümkün olduğunda gençle ne yapılacağını açıkça konuşmak önemlidir.
Ortak İlgi Alanları Üzerinden Sosyal Fırsatlar Oluşturmak
Arkadaşlıkların gelişmesi için düzenli karşılaşma ve ortak bir uğraş yardımcı olabilir. Spor, müzik, gönüllülük, sanat ya da okul kulübü gibi seçenekler arasından gencin gerçekten ilgilendiği bir etkinlik seçilebilir. Amaç onu kalabalık bir ortama bırakmak değil, kendini daha rahat hissedebileceği bir bağlam bulmaktır.
İlk hedef bir grupta hemen yakın arkadaş edinmek olmak zorunda değildir. Aynı etkinliğe birkaç kez katılmak, bir kişiyle kısa sohbet etmek veya ortak bir işte sorumluluk almak daha ulaşılabilir adımlardır. Genç istemediği bir etkinliğe yalnızca arkadaş edinsin diye zorlanırsa süreç daha da yorucu hâle gelebilir.
Okul ve Rehberlik Servisiyle İş Birliği

Arkadaşlık güçlüğü okulda belirginleşiyorsa sınıf öğretmeni, danışman öğretmen veya rehberlik servisiyle görüşmek yararlı olabilir. Görüşmede “Arkadaşı yok” gibi genel bir ifade yerine, gencin hangi anlarda zorlandığına dair somut gözlemler paylaşılmalıdır. Örneğin grup çalışmalarına katılmama, teneffüslerde yalnız kalma veya belirli öğrencilerden kaçınma önemlidir.
Okul, öğrenciyi herkesin önünde konuşturmadan güvenli katılım fırsatları oluşturabilir. Küçük grup çalışmaları, ortak ilgi alanına dayalı etkinlikler ve zorbalık şüphesi varsa açık bir koruma planı değerlendirilebilir. Aile ile okulun düzenli iletişimi, gencin deneyimini izlemeyi kolaylaştırır.
Zorbalık söz konusuysa çözüm yalnızca mağdur öğrencinin sosyal becerilerini geliştirmek değildir. Öncelik davranışın durdurulması ve güvenli okul ortamının sağlanmasıdır. Okulun atacağı adımlar, gencin mahremiyeti ve güvenliği gözetilerek planlanmalıdır.
Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?

Arkadaşlık konusunda ara sıra zorlanmak ergenliğin bir parçası olabilir. Ancak genç uzun süredir yalnızlıktan yakınmasına rağmen ilişki kuramıyor, sosyal ortamlardan yoğun kaygıyla kaçınıyor veya okul, uyku ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkileniyorsa profesyonel değerlendirme uygun olabilir. Süre kadar, yaşanan sıkıntının düzeyi de önemlidir.
Değerlendirmede sosyal kaygı, akran zorbalığı, uyum güçlüğü, duygudurum belirtileri ve gencin iletişim özellikleri birlikte ele alınabilir. Her güçlük için aynı destek yöntemi uygun değildir. Samsun çocuk ve ergen psikiyatristi arayışındaki aileler de değerlendirmede yalnızca arkadaş sayısına değil, gencin yaşadığı sıkıntıya ve işlevselliğine odaklanmalıdır.
Bazı gençlerde sosyal becerilere yönelik yapılandırılmış destek de gündeme gelebilir. Sitedeki PEERS Sosyal Beceri Eğitimi sayfası bu yaklaşım hakkında bilgi verir; böyle bir desteğin uygunluğu ise ancak gencin ihtiyacı değerlendirilerek belirlenebilir. Kendine zarar verme düşüncesi veya buna yönelik ifadeler varsa rutin görüşmeyi beklemeden acil sağlık desteğine başvurulmalıdır.
Sonuç
Ergenlikte arkadaş edinmek neden zorlaşır? Çünkü akran ilişkileri daha önemli hâle gelirken reddedilme korkusu, yeni çevreye uyum ve dışlanma gibi deneyimler sosyal adımları güçleştirebilir. Yine de az sayıda arkadaşının olması tek başına sorun değildir; gencin ilişkilerinden memnuniyeti ve günlük yaşamındaki etkilenme daha belirleyicidir.
Aileler, karşılaştırma ve baskı yerine genci dinleyerek, ilgisine uygun sosyal fırsatları birlikte düşünerek ve gerektiğinde okulla iş birliği kurarak destek olabilir. Güçlük sürüyor veya belirgin sıkıntıya yol açıyorsa bireysel değerlendirme, nedenleri anlamaya ve uygun desteği planlamaya yardımcı olabilir.
Kaynaklar
Sık sorulan sorular
Tüm sorularEvet, bazı gençler az sayıda yakın ilişkiyi tercih eder. Arkadaş sayısından çok gencin kendini yalnız hissedip hissetmediğine, ilişkilerinin güvenli olup olmadığına ve istediğinde iletişim kurup kuramadığına bakılmalıdır.
İçe dönük bir genç sessiz ortamları tercih edebilir ve bundan rahatsız olmayabilir. Sosyal kaygıda ise olumsuz değerlendirilme korkusu, istenen ilişkilere veya etkinliklere katılmayı belirgin biçimde engelleyebilir. Kesin ayrım için gerektiğinde uzman değerlendirmesi yapılır.
Zorlamak genellikle yardımcı olmaz. Önce gencin ne istediğini ve nerede zorlandığını dinlemek, ardından ilgisini çeken etkinlikler arasından küçük ve gönüllü adımlar seçmek daha uygundur.
Gencin daha önce katıldığı etkinliklerden kaçınması, belirli kişilerden söz ederken huzursuz olması veya grup sohbetleri sonrası üzülmesi birer ipucu olabilir. Bunlar tek başına kanıt değildir; suçlamadan konuşmak ve gerekirse okuldan somut gözlem almak önemlidir.
Güçlük uzun sürüyor, genç belirgin yalnızlık veya kaygı yaşıyor, okuldan ya da sosyal ortamlardan kaçınıyor ve günlük işlevleri etkileniyorsa değerlendirme uygun olabilir. Güvenlikle ilgili bir risk varsa gecikmeden destek alınmalıdır.

Uzm. Dr. Seda Kanoğlu Yüksekkaya
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi
Bu içerik Uzm. Dr. Seda Kanoğlu Yüksekkaya tarafından hazırlanmıştır. Son güncelleme: 19 Ekim 2026.
Çocuğunuzla ilgili bir endişeniz mi var?
Değerlendirme ve randevu için bize ulaşabilirsiniz.



